SCIENTIFIC HUB

Araştırmanın izini sürün.

SCIENTIFIC LITERATURE · MED

Parkinson Hastalığında Arylsülfataz A (ASA): Patogenezden Biyobelirteç Potansiyeline.

Arylsulfatase A (ASA) in Parkinson's Disease: From Pathogenesis to Biomarker Potential.

Makine çevirisi · Editoryal inceleme bekliyor

Brain Sci · 2020-10-07

DOI: 10.3390/brainsci10100713PMID: 33036336

Open accessreview-article; Review; Journal ArticleKaynağa git ↗

Araştırma özeti

Kaynak özetin Türkçe makine çevirisi. Klinik kullanım öncesinde özgün yayınla karşılaştırılmalı; hekim incelemesi değildir. cc by

Alzheimer hastalığından sonra en yaygın ikinci nörodejeneratif bozukluk olan Parkinson hastalığı (PD), klinik olarak heterojen bir hastalıktır, belirsiz etiyolojiye sahiptir ve bugüne kadar hastalık değiştirici bir tedavi yoktur. Şu anda, PD endofenotipleri veya hastalık ilerlemesi için mevcut bir biyobelirteç yoktur. Birikmiş kanıtlar, lizozomal fonksiyon veya lizozomal depolama bozuklukları ile ilgili genlerdeki mutasyonların GBA1 gen mutasyonları gibi PD gelişme riskini etkileyebileceğini göstermektedir. Bu bağlamda, son çalışmalar, ARSA geni tarafından kodlanan ve PD patogenezinde metakromatik lökodystrofiye (MLD) neden olan bir lizozomal hidrolaz olan arilsülfataz A'nın (ASA) ortaya çıkan rolünü ortaya çıkarmıştır. Özellikle, hastalık ilerlemesi sırasında değiştirilmiş ASA seviyeleri tespit edilmiştir ve ASA'nın azalmış enzimatik aktivitesi, erken bilişsel bozukluk ve esansiyel benzeri titreme de dahil olmak üzere atipik bir PD klinik fenotipi ile ilişkilendirilmiştir. Klinik kanıtlar, spesifik ARSA gen varyantlarının PD'de genetik değiştirici olarak hareket edebileceğini daha da ortaya koymaktadır. Son in vitro ve in vivo çalışmaları, ASA'nın sitoplazmada alfa-sinüklein (SNCA) ile etkileşime giren bir moleküler şaperon olarak işlev görebileceğini ve agregasyon, salgı ve hücreden hücreye yayılımını önleyebileceğini göstermektedir. Bu derlemede, PD'deki ASA'nın rolüne ilişkin son klinik öncesi ve klinik çalışmaların sonuçlarını özetlemekte, ASA'nın PD patogenezindeki potansiyel imasına daha fazla ışık tutmayı ve biyobelirteç potansiyelini vurgulamayı amaçlamaktadır.

Özgün kaynak özetini okuyun

Parkinson's disease (PD), the second most common neurodegenerative disorder after Alzheimer's disease, is a clinically heterogeneous disorder, with obscure etiology and no disease-modifying therapy to date. Currently, there is no available biomarker for PD endophenotypes or disease progression. Accumulating evidence suggests that mutations in genes related to lysosomal function or lysosomal storage disorders may affect the risk of PD development, such as GBA1 gene mutations. In this context, recent studies have revealed the emerging role of arylsulfatase A (ASA), a lysosomal hydrolase encoded by the ARSA gene causing metachromatic leukodystrophy (MLD) in PD pathogenesis. In particular, altered ASA levels have been detected during disease progression, and reduced enzymatic activity of ASA has been associated with an atypical PD clinical phenotype, including early cognitive impairment and essential-like tremor. Clinical evidence further reveals that specific ARSA gene variants may act as genetic modifiers in PD. Recent in vitro and in vivo studies indicate that ASA may function as a molecular chaperone interacting with α-synuclein (SNCA) in the cytoplasm, preventing its aggregation, secretion and cell-to-cell propagation. In this review, we summarize the results of recent preclinical and clinical studies on the role of ASA in PD, aiming to shed more light on the potential implication of ASA in PD pathogenesis and highlight its biomarker potential.

Bilimsel değerlendirme

01

Araştırma sorusu

Sorunun kapsamı orijinal çalışma üzerinden değerlendirilir.

02

Yöntem ve örneklem

Çalışma tasarımı ve örneklem için kaynak makaleyi kontrol edin.

03

Temel bulgular

Bu kayıt için editoryal olarak onaylanmış bulgu özeti henüz yayımlanmadı.

04

Sınırlılıklar

Sonuçların genellenebilirliği, yanlılık ve klinik anlamı ayrıca incelenmelidir.

Bibliyografik veriden yöntem, örneklem veya klinik sonuç çıkarımı yapılmaz.