Araştırma özeti
Kaynak özetin Türkçe makine çevirisi. Klinik kullanım öncesinde özgün yayınla karşılaştırılmalı; hekim incelemesi değildir. cc by
Arka plan: Daha önce striatal, ancak kortikal olmayan dopaminerjik aktivasyonun hareketi uyardığını, motor fonksiyonun dopaminerjik uyarılmasının önemli ve orijinal alanının motor korteks değil striatum olduğunu belirttik. Bu çalışmada, kortikal ve striatal dopaminerjik aktivitenin kortikal piramidal nöron fizyolojisi üzerindeki potansiyel etkilerini daha da araştırdık. Yöntemler ve Sonuçlar: İlk olarak, sabit bir floresan görüntüleme koşulu altında, DA innervasyonu ve D1R ve D2R ekspresyonunun serebral kortekste çok düşük ancak striatumda çok yüksek olduğunu belirledik. İkinci olarak, birincil motor korteksteki (M1) 2/3 piramidal nöron tabakası üzerinde hücresel nörofizyolojik deneyler yaptık. tirozin hidroksilaz gen nakavt (TH-KO) DA-bitmiş farelerde hiperfonksiyonel DA reseptörleri vardır. Beyin dilimi-bütün hücreli yama-kaplama tekniklerini kullanarak, M1 tabakası 2/3 piramidal nöronların daha düşük giriş direncine, daha güçlü içe doğru doğrultmaya, daha negatif RMP'ye sahip olduğunu ve DA-deplasmanlı TH-KO farelerinde DA-dağınık WT farelerine göre daha az sivrildiğini bulduk; M1 tabakası 2/3 piramidal nöronların da THKO fareleri ile karşılaştırıldığında azalan sinaptik salınım fonksiyonu vardı. Üçüncü olarak, TH-KO fareleri beyin dilimi hazırlığından önce L-dopa ile tedavi edildiğinde, M1 tabakasının 2/3 piramidal nöronlarının bu nörofizyolojik eksikliklerinin tersine çevrildiğini, ancak 10-20 muM DA ile kortikal beyin dilimlerinin 30 dakika kuluçkasında TH-KO farelerinde ve WT farelerinde M1 tabakası 2/3 piramidal nöronlarda tespit edilebilir bir etki olmadığını bulduk. Dördüncü olarak, Golgi boyaması kortikal piramidal nöron morfolojisinin WT fareleri ve TH-KO fareleri arasında ayırt edilemez olduğunu gösterdi. Sonuç: Sonuçlarımız, kortekste değil, striatumdaki DA kaybının kortikal piramidal nöron zarı uyarılabilirliğini dolaylı olarak azalttığını ve sinaptik fonksiyonu zayıflattığını göstermektedir. Verilerimiz ayrıca (1) kortikal DA sisteminin kortikal piramidal nöronlar üzerindeki normal doğrudan etkilerinin zayıf olduğunu, (2) striatal DA sisteminin beyindeki baskın DA sistemi olduğunu ve (3) striatal DA aktivitesinin dolaylı olarak kortikal nöron aktivitesini (spike ateşleme ve sinaptik aktivite) artırabileceğini ve böylece beyin fonksiyonuna kritik katkıda bulunabileceğini göstermektedir. Ek olarak, verilerimiz DA tükenmesi kemirgen PD modellerinde, DA kaybının kortikal piramidal nöronlar ve diğer nöronlar üzerindeki etkilerinin yapısal olmaktan ziyade işlevsel olduğunu, böylece DA yenilemesinin motor işlevini neredeyse anında geri getirdiğini göstermektedir. Bu bulgular, beynin dopaminerjik sisteminin motor ve bilişsel fonksiyonlarımızı nasıl kontrol ettiğine dair önemli bilgiler sağlar ve striatumun dopaminerjik ilaçların ana terapötik hedefi olduğunu gösterir.
Özgün kaynak özetini okuyun
Background: We previously established that striatal, but not cortical, dopaminergic activation stimulates movement, indicating that the crucial and original site of dopaminergic stimulation of motor function is the striatum, not the motor cortex. In the present study, we have further investigated the potential effects of the cortical and striatal dopaminergic activity on cortical pyramidal neuron physiology. Methods and Results: First, under a constant fluorescence imaging condition, we established that DA innervation and D1R and D2R expression were very low in the cerebral cortex but very high in the striatum. Second, we performed cellular neurophysiological experiments on layer 2/3 pyramidal neurons in the primary motor cortex (M1) in tyrosine hydroxylase gene knockout (TH-KO) DA-depleted mice that have hyperfunctional DA receptors. Using brain slice-whole-cell patch-clamping techniques, we found that M1 layer 2/3 pyramidal neurons had lower input resistance, stronger inward rectification, more negative RMP, and fired fewer spikes in DA-depleted TH-KO mice than in DA-intact WT mice; M1 layer 2/3 pyramidal neurons also had a diminished synaptic release function with reduced frequencies for spontaneous and miniature excitatory synaptic currents in TH-KO mice compared to WT mice. Third, we also found that when TH-KO mice were treated with L-dopa before brain slice preparation, these neurophysiological deficits of M1 layer 2/3 pyramidal neurons were reversed, but 30 min incubation of cortical brain slices with 10-20 μM DA produced no detectable effect in M1 layer 2/3 pyramidal neurons in TH-KO mice and WT mice. Fourth, Golgi staining showed that cortical pyramidal neuron morphology was indistinguishable between WT mice and TH-KO mice. Conclusions: Our results indicate that DA loss in the striatum, not in the cortex, indirectly reduces cortical pyramidal neuron membrane excitability and weakens synaptic function. Our data also indicate that (1) the normal direct effects of the cortical DA system on cortical pyramidal neurons are weak, (2) the striatal DA system is the dominant DA system in the brain, and (3) striatal DA activity can indirectly increase cortical neuron activity (spike firing and synaptic activity) and thus critically contribute to brain function. Additionally, our data suggest that in DA depletion rodent PD models, DA loss-induced effects on cortical pyramidal neurons and other neurons are functional rather than structural, such that DA replenishment restores motor function almost instantaneously. These findings provide important insights into how the brain's dopaminergic system controls our motor and cognitive functions and indicate that the striatum is the main therapeutic target of dopaminergic drugs.
Bilimsel değerlendirme
Araştırma sorusu
Sorunun kapsamı orijinal çalışma üzerinden değerlendirilir.
Yöntem ve örneklem
Çalışma tasarımı ve örneklem için kaynak makaleyi kontrol edin.
Temel bulgular
Bu kayıt için editoryal olarak onaylanmış bulgu özeti henüz yayımlanmadı.
Sınırlılıklar
Sonuçların genellenebilirliği, yanlılık ve klinik anlamı ayrıca incelenmelidir.
Bibliyografik veriden yöntem, örneklem veya klinik sonuç çıkarımı yapılmaz.