Araştırma özeti
Kaynak özetin Türkçe makine çevirisi. Klinik kullanım öncesinde özgün yayınla karşılaştırılmalı; hekim incelemesi değildir. cc by
Büyüme hormonu (GH) ve insülin benzeri büyüme faktörü 1 (IGF-1) içeren hipotalamik-hipüiter-somatotropik (HPS) ekseni, yaşla birlikte hormon konsantrasyonunda bir düşüş gösteren üç endokrin sistemden biridir. Yaşlanma sürecinde yer alan hipotalamik hormonlar arasında, GH salgılayan hormon (GHRH) ve somatostatin (SST) en çok etkilenir ve bu da yaşa bağlı birkaç değişiklikle sonuçlanır. Yaşlanma sürecindeki GH düşüşünün patofizyolojisi, özellikle, azalmış GHRH veya artmış SST seviyelerinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirsizdir. Benzer şekilde, hipotalamik peptidlerdeki (SST dahil) niceliksel değişikliklerin yaşa bağlı patolojik davranışsal değişikliklerden önce mi yoksa takip mi ettiği bilinmemektedir. SST, esas olarak yaşlanma sırasında önemli değişikliklere uğrayan fonksiyonel olarak birbirine bağlı sistemler olan merkezi sinir sistemi (CNS) ve gastrointestinal (GI) sistem hücreleri tarafından üretilir. Yaşlanan organizmadaki fiziksel değişiklikler fizyolojik olarak kabul edilir ve deneysel kanıtlar bu değişikliklerin büyük bir kısmının azalan hormonal aktivitenin (SST sistemi dahil) sonucu olduğunu gösterir. SST'nin hem bilişsel süreçleri hem de hafızayı (örneğin Alzheimer ve Parkinson hastalıklarını) etkileyen yaşlılık hastalıklarındaki rolünü ve GI sisteminin ve pankreasın düzgün işleyişini (örneğin obezite, tip 2 diabetes mellitus ve kolorektal kanser) anlamak özellikle önemlidir. Bu anlatı incelemesi, yaşlanan bireylerde gözlenen SST üretimi ve salgılanmasındaki sistemik ve periferik değişiklikleri ve bunların özellikle CNS ve GI sistemi hastalıkları olmak üzere yaşlılıktaki seçilmiş hastalıklarla olan potansiyel ilişkisini ele almaktadır. SST ifadesinin yaşla birlikte rolünü anlamak, bu nöropeptidin yaşlılık hastalıklarının (kanserler dahil) tanısında ve tedavisinde daha iyi uygulanmasını sağlayacaktır.
Özgün kaynak özetini okuyun
The hypothalamic-pituitary-somatotropic (HPS) axis, which includes growth hormone (GH) and insulin-like growth factor 1 (IGF-1), is one of three endocrine systems that show a decline in hormone concentration with age. Among the hypothalamic hormones involved in the aging process, GH-releasing hormone (GHRH) and somatostatin (SST) are most affected, resulting in several age-related changes. The pathophysiology of GH decline in the aging process is unclear, specifically, whether it results from decreased GHRH or increased SST levels. Similarly, it is not known whether quantitative changes in hypothalamic peptides (including SST) precede or follow age-related pathological behavioral changes. SST is produced mainly by cells of the central nervous system (CNS) and the gastrointestinal (GI) tract, which are functionally interconnected systems that undergo significant changes during aging. The physical changes in the aging organism are considered physiological, and experimental evidence indicates that a large proportion of these changes are the result of declining hormonal activity (including the SST system). It is particularly important to understand the role of SST in diseases of old age, which affect both cognitive processes and memory (e.g., Alzheimer's and Parkinson's diseases) and the proper functioning of the GI tract and pancreas (e.g., obesity, type 2 diabetes mellitus, and colorectal cancer). This narrative review discusses systemic and peripheral changes in SST production and secretion observed in aging individuals and their potential association with selected diseases of old age, especially CNS and GI tract diseases. Understanding the role of SST expression with age will enable the better application of this neuropeptide in the diagnosis and treatment of diseases of old age (including cancers).
Bilimsel değerlendirme
Araştırma sorusu
Sorunun kapsamı orijinal çalışma üzerinden değerlendirilir.
Yöntem ve örneklem
Çalışma tasarımı ve örneklem için kaynak makaleyi kontrol edin.
Temel bulgular
Bu kayıt için editoryal olarak onaylanmış bulgu özeti henüz yayımlanmadı.
Sınırlılıklar
Sonuçların genellenebilirliği, yanlılık ve klinik anlamı ayrıca incelenmelidir.
Bibliyografik veriden yöntem, örneklem veya klinik sonuç çıkarımı yapılmaz.